Kayıtlar

ÇAYANİZM

Kesintisiz Devrim ve II. Enternasyonal’in Ortodoks Tahrifatı: Mahir Çayan’ın Devrim Teorisine Bakışı Giriş: Marksizm, Eylem Kılavuzu ve Reformizm Eleştirisi Proletaryanın sınıf mücadelesi, özü ve içeriği bakımından evrensel (beynelmilel) olsa da biçimsel olarak ulusal bir karakter taşır. Türkiye devrimci hareketinin önde gelen teorisyenlerinden Mahir Çayan, "Kesintisiz Devrim I" adlı eserinde Marksist devrim teorisini bu eksende derinlemesine incelemektedir. Çayan, Marksizm'in donmuş bir dogmalar bütünü değil, aksine tarihsel kronolojiye ve değişen şartlara göre sürekli yenilenen bir eylem kılavuzu olduğunu tarihsel bir perspektifle ortaya koyar. Bu bağlamda, kendisinden önceki teorik yaklaşımlar gibi her türlü reformist sapmayı sert bir dille eleştirir. Marx ve Engels Döneminde Devrim Teorisi ve Ekonomik Determinizm Çayan’a göre, Karl Marx ve Friedrich Engels’in 1847 dünya ticari bunalımı üzerinden kapitalizmin genel ve sürekli bir buhranlar dönemine girdiğini saptaması ...

italyan marksizmi

Demokrasi, Çokluk ve Otonomist Marksizm: Hardt ve Negri Düşüncesinin Siyasi Temelleri Giriş: Amerikan Liberalizmi ve Söylemsel Arka Plan Michael Hardt ve Antonio Negri’nin teorik söylemlerinin arkasında yatan temel siyasi kültür, esasen Amerikan liberalizmidir. Yazarların Fransız Devrimi’ni mahkum eden yaklaşımları, sıradan (banal) bir Sovyetizm karşıtlığı ve Maoizme yönelttikleri suçlamalar, bu siyasi kültürdeki karşı devrimci dalganın en önemli dayanak noktalarını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Hardt ve Negri'nin kuramsal çerçevesi, geleneksel solun radikal dönüşüm anlarını ve pratiklerini yapı söküme uğratma eğilimindedir. İtalya'da Otonomist Gelenek ve "Çokluk" Kavramı İtalya’da filizlenen otonomist gelenek, sosyalist rejimlerin çöküşü öncesinde, özellikle 1977 yılında "işçicilik" (workerism) hareketi olarak başlamıştır. Hardt ve Negri, ortak kaleme aldıkları İmparatorluk kitabında, klasik emperyalizm çağının modasının geçtiğini savunurlar. Onlara göre ar...

devrimcilik ve idealar

Gerçek Devrim Eylemin Kendisidir: Lenin, Komün ve Devrimci Mücadele Giriş Devrim, yalnızca bir düşünce ya da ideal değil, aynı zamanda pratik bir eylemdir. Devrimci teori, ancak toplumsal mücadele içerisinde anlam kazanır ve tarihsel dönüşüm yaratabilir. Bu bağlamda Lenin, Marksizmi yalnızca yorumlayan değil, onu siyasal mücadele içerisinde geliştiren ve uygulayan bir devrimci olarak öne çıkar. Komün deneyimi, proletarya diktatörlüğü, devletin sınıfsal niteliği ve örgütlü mücadele anlayışı, Lenin'in devrim teorisinin temel taşlarını oluşturur. Komün ve Proletarya İktidarı Lenin'e göre Komün, emeğin ekonomik özgürlüğünü gerçekleştirmek amacıyla proletaryanın tarihsel süreç içerisinde ortaya koyduğu en gelişmiş siyasal biçimdir. Komün, çürümüş ve halktan kopmuş parlamenter sistemin reddini temsil eder. İşçi sınıfının siyasal iktidarı doğrudan kendi örgütleri aracılığıyla kullanması, yeni toplumun kuruluşunun temel koşuludur. Lenin, demokratik devrimin nihai sonucunun işçi ve köyl...

MAHİR ÇAYAN

UNINTERRUPTED REVOLUTION AND  2. INTERNATIONAL The class struggle of the proletariat is national in form, not in content. In Mahir Çayan's work titled Uninterrupted Revolution 1, the Marxist theory of revolution is examined. Mahir Çayan critically reveals that Marxism is a guide to action, according to its historical chronology. Mahir Çayan, a true Marxist-Leninist, criticizes all kinds of reformism like his predecessors. Maex in Çayan's work. and finds Engels' statement that capitalism entered a period of general and permanent crises with the world trade crisis of 1847 incorrect. As can be seen in the revolutionary theories of Marx and Engels, who thought that there would be a permanent revolution in continental Europe between 1847 and 1850 and then said that they were wrong, economic and social determinism predominates, not revolutionary initiative. And the role of the revolutionary initiative is more secondary. However, the relative importance of the revolutionary initia...

6 Mayıs

6 MAY: SOLIDARITY DAY WITH THREE SAPLINGS I do not see May 6 as a day when the public commemorates only the physical passing of three saplings. At a time when the weight of the revolutionary rise of May 6, 1971 was felt, the verdict given by three voices in the Parliament to intimidate the revolutionaries was annulled by revolutionary solidarity. Because May 6 is the day of will and determination of those who, together with Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan and Hüseyin İnan, did not spare their last word and their last bullet. Mahir Çayan and his comrades turned the flow of Kızıldere into three saplings to prevent executions. Before May 6, Sinan and his comrades left after agreeing to start a guerrilla war in the Nurhak mountains. Sinan also took Mao Zedong's thick books with him. While Deniz and Yusuf were going to Nurhak via Sivas, their engine broke down in the winter and they were taken to the police station by the guard. While trying to escape, Yusuf is shot by the police and Deniz co...

proletarya iktidarı üzerine

PROLETARYA İKTİDARI ÜZERİNE Proletarya diktatorasını Marx , 1852 den başlayarak 1871 Paris komününe kadar süren dönemde , bir devlet biçimi olarak değil ama yeni (ve son) bir devlet tipi olarak düşünüyordu. Halkın çoğunluğunu kendi yanina çekmek için proletarya ilkin devlet iktidarını (Gene Gramscigil bir deyişle “siyasal toplumda egemenliği”) fethetmek zorundadır. Her devlet bir sınıf egemenligi , her sınıf egemenliği bir diktatoradır. Oysa Marksizm, komünizmin proleter devlet ile kurulacağını, proleter devletin bittiği yerde komünizmin başlayacağını öngörüyor. Rusya çarliğinda komünistler, birinci bunalım döneminde dış savaşı iç savaşa çevirdi. Stalinizm , tek ülkede sosyalizm fikri ile bir ulusal Marksizm yarattı. Maoizm de ulusal marksizm örneğidir. Tek ülkede sosyalizmin eğer Marx ın Avrupası hariç doğu da uygulanması; Çin örneğinde olduğu gibi Mao nun teorik ve pratik ikilisinden tutun stalinizme benzeyen doktrinlerden meydana gelir. Dolayısıyla sosyalizmin “emeğe göre dağilimind...

komünist Öğreti

LENİN şöyle demiştir bütün devrimlerin ve bütün ezilen sınıflar hareketinin deneyimi bize yalnızca proletaryanın emekçi ve sömürülen nüfusun geri ve dağınık katmanlarını bir araya getirecek ve ardından sürükleyecek durumda olduğunu gösterir. İbrahim Kaypakkaya nın Türkiye solu içerisindeki kopuşu LENİN in ” Hareket herşeydir nihai amaç hiçbirşey.” cümlesine atıf ile eşdeğerdedir.Kaypakkaya nın 1920 lerin ortalarından bu yana işçi sınıfına bilincin dışarıdan taşınmasını umursamayan sendikal mücadeleyi kutsayan işçi fetişizmi yapıp kendiliğinden gelme harekete tapan ve adına ekonomizm denilen sapmadan kopmuş olması çok önemlidir. LENİN in önerisine taban tabana zıt yanlış bakış açısı Türkiye solunda pusulası ekonomizm yani ” iktisadi mücadeleye siyasi nitelik kazandırma ” belirledi. Kendi başına kalınca kendiliğinden işçi hareketi ancak sendikacılığı doğurabilir ve kaçınılmaz olarak onu doğurmuştur. LENİN e göre proletaryanın işçiler örgütü ve devrimciler örgütü olmak üzere iki tip örgüt...